Beşparmak Dağları, sadece muhteşem manzarasıyla değil, aynı zamanda derin ve dokunaklı efsaneleriyle de dikkat çekiyor. Bu dağların eteklerinde yaşanan olaylar, aşkın ve ihanetin karmaşık ilişkisini, cesaretin ve haksızlığın sonuçlarını gözler önüne seriyor. Yerel halk, bu hikayeleri nesilden nesile aktarıp, doğanın sunduğu güzelliklerin ardındaki anlamı keşfetmeye çalışıyor.
Beşparmak Dağları'nın iki ana efsanesi şu şekildedir:
Aşk ve İhanet Hikayesi: Girne yakınlarındaki bir köyde, iki adam aynı kıza aşık olur. Kötü niyetli adam, rakibini bataklığa atarak öldürmeye çalışsa da, iyi kalpli genç son bir hamleyle bataklıktan çıkar ve rakibini de yanına çeker. Gencin dışarda kalan eli bir dağa dönüşür ve bu dağ, bugün Beşparmak Dağları'nın simgesi haline gelir.
Kraliçe ve Köylü: Cesur bir köylü, aşık olduğu kraliçeye su getirmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Başarılı olmasına rağmen kraliçe, köylüye teşekkür etmek yerine onu küçümser ve su testisini gencin başına döker. Suyun döküldüğü yerde bir bataklık oluşur ve genç adam yavaşça suya gömülür. Kurtulmak için çırpınırken elini yukarı kaldırır ancak bu çabası yetersiz kalır ve nihayetinde eli taşlaşır. Haksızlığa uğrayan bu iyi kalpli gencin eli, Beşparmak Dağları olarak bilinen bu doğal oluşuma dönüşür.